23 Nisan 2016 Cumartesi

PETROLÜN HİKAYESİ NASIL BAŞLADI?

Bildiğiniz üzere petrol fiyatları 2014 haziran-aralık döneminde yüzde 50'nin üzerinde bir düşüş sergilemiş ve bu konjektür günümüze kadar çeşitli sebeplerden ötürü aşağı yönlü devam etmiştir.Bu süreçte petrol gelirlerine duyarlılığı yüksek olan ülke ekonomileri bu düşüşlerden önemli derecede olumsuz etkilenmişlerdir.Bizim gibi enerji bağımlılığı olan ülkeler ise bu süreci daha olumlu geçirmeleri gerekirdi.Gerekirdi diyorum,çünkü dolarda ki artışlar bizim petrol fiyatlarındaki düşüşlerden faydalanmamızı engelledi.Eskiden dolar ucuzdu fakat petrol pahalıydı.Şu an ise hemen hemen tam tersi durumda.yani değişen pek fazla bir şey yok aslında sadece denklemdeki fiyat dengeleri değişti.İşte şu ana kadar akaryakıt ta,sanayi de ve petrol ile alakası bulunan her üründe fiyatların düşmemesinin tek sebebi bu.Hatta akaryakıt ta zam bile söz konusu oldu.2010-2014 arası süreçte brent türü petrol fiyatları 100 $ ve çevresinde seyrederken 2014 haziran ayında keskin bir düşüş yaşamış ve bugüne kadar da 50 doları aşamamıştır.Petrol fiyatlarının bu denli düşmesinin sebepleri nin ortak noktası,arz cephesin de oluşan aşırı üretim ve bu cephede yer alan ülkelerin üretim fiyatları konusunda ortak bir mutabakata varamaması.Petrol ihraç eden ülkelerin sürekli rekabet içinde olmaları ve bu rekabet sürecinde akıllıca hareket etmemeleri fiyatları 30 $ seviyelerine kadar düşürmüştür.Bu vaziyetten sonrada üretimi kısmak ve bu yolla fiyatları tekrar makul seviyeye çıkarmak için ne kadar ortak uğraş sergileselerde başarılı olamamışlardır.Geçen hafta yapılan doha görüşmelerinde yine bir mutabakata varılamamış ve bu,petrol fiyatlarında baskı oluşturmuştur.Fiyat düşmelerinin başlıca sebeplerin den olan faktör ABD’de maliyetlerin düşmesi ile birlikte kaya petrol üretiminde gözlenen hızlı artıştır.Bu artışla birlikte ABD’nin toplam petrol üretimi 2012 yılsonu itibarıyla bu tarihe kadar en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan’ı geride bırakmıştır. 2013 yılsonu itibarıyla ABD’nin dünya petrol üretimindeki payı yüzde 13,7’ye ulaşırken, Suudi Arabistan’ın payı yüzde 12,9 düzeyinde gerçekleşmiştir.Bu gelişme ile ABD petrol üretimi önemli derecede artmış ve dünya petrol rekabetinde yerlerini genişletmişlerdir.Arz kısmında yaşanan artışlara ek olarak Irak ve Libya’da yaşanan çatışmalar üretim arzını sekteye uğratması beklenirken aksine üretimde belirgin bir artış oluşturması küresel petrol arzına katkı sağlamıştır.Hatta o dönemde ABD petrol üretim miktarını bile yakalayabilmiştir .Arz cephesini kuvvetlendirerek fiyatlarda baskı oluşturan diğer bir arz yönlü neden ise son yıllarda brezilya bölgesindeki offshare üretim sahalarında gerçekleşen istikrarlı petrol üretimi.Tüm bunlara ek olarak opec ve diğer petrol ihraç eden ülkeler arasında yapılan toplantılarda fiyat konusunda belirli bir mutabakata ulaşılamaması petrol fiyatlarında ki aşağı yönlü seyri hızlandırmıştır.yine son zamanlarda yaşanan kuveytteki petrol işçilerinin grevi günlük üretimi 3 milyon varilden 1.1 varile düşürmüş ve fiyatlarda az da olsa bir yükseliş yaşanmıştı.                         

Fiyat düşmelerinin sebeplerini talep cephesine aradığımızda ise ülke ekonomilerinde gerçekleşen büyümeye paralel olarak  enerji verimliliğindeki artışlar göze çarpar.Yani gelişen ülkeler artık petrole bağımlılığını azaltıyor.Ulaşımda,sanayide ve ısınmada enerji verimliliğini ve enerji tasarrufunu gözeten politikaların ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını destekleyen uygulamalarının hayata geçirilmesi petrole olan talebi azaltıyor.Talebin azalmasıda petrol üreticilerinin fiyatları düşürmelerini gerekli kılıyor.Ve tabi petrol talebinde yaşanan olumsuzlukların en büyük müsebbibi hiç şüphesiz Çin dir.Çin dünyanın en çok petrol talep eden ülkeler sıralamasın da ikinci sırayı alıyor.Dolayısıyla çin ekonomosinde yaşanan gerilemeler petrol talebini de küresel çapta azaltacak ve bu da fiyatlarda azalmaya yol açacaktır.2014 ve sonrasında Çin'in gsyih'sinde meydana gelen azalışlar Çin ekonomisini biraz daha daraltmış ve bu daralma,Çin ekonomisine yönelik beklentileri de olumsuz yönde etkilemiştir.Çin ile alakalı şu an ki durum ve gelecek için olumsuz bekleyişler,petrolün aşağı yönlü seyrini devam ettirecektir
Böylelikle petrolde yaşanan son iki senelik süreç bize arz ve talebin piyasa da fiyatın belirlenmesinde ne denli önemli olduğunu göstermiş oldu.



Posted via Blogaway


19 Aralık 2015 Cumartesi

Fed kararı

FED Dünyanın Merakla Beklediği Faiz Kararını Açıkladı

ABD Merkez Bankası (FED), 10 yıl sonra faiz artışına gitti. FED, faizi 0.25-0.50'ye yükseltti. FED'in 2016 yılında da ılımlı faiz artışına devam edeceği bekleniyor.peki ya şimdi ne olacak.piyasa nasıl tepki verecek bu karara.dolar güne artışla başlayacak.orası kesin.ama çok sert bir yükselişte beklememek lazım.çünkü zaten piyasa aktörleri fed in böyle bir karara varacağını tahmin etmişlerdi.ABD işsizlik oranlarında gözlenen iyileşmeler ve yellen in konuşmaları aralık ayında faiz artışının ayak sesleriydi.ve piyasa gardını önceden almıştı.şüphesiz Türkiye fedin faiz sürecini en yakından izleyen ülkelerdendi.çünkü dolar küresel piyasalarda yılbaşından bu yana yüzde 6 artarken türkiyede ise yüzde 10 dan fazla artmıştı.altında yatan sebepler sadece fed olmadığı için bu denli bir artış oldu Türkiyede.ilk önce fed in faiz kararında neticeye varamaması,siyasette yaşanan belirsizlikler sonrasında artan terör olayları ve son olarak rusya uçak krizi.tüm bunlar doların bu denli yükselmesine destek oldu.yetmedi borsa 70 bin seviyesinin altını bile gördü.sıcak para girişleri azaldı.hatta ülkeden büyük oranda sermaye çıkışları oldu.bankalar arası piyasada faiz çift haneleri bile gördü.mb piyasaya yüksek meblada döviz sürdü ama ne çare.malesef dolar ülkemizde neredeyse 2.para birimi olduğu için dolarda yaşanan en küçük bir olumsuzluk bile reel ekonomide karşımıza çıktı.bu döviz bağımlılığımız böyle devam ederse daha çok çekeriz bu döviz sıkıntısını.çare ne mi?çare üretimde yapısal değişikliğe gidilmesi.üretimdeki ithal bağımlığımızı azaltmamız gerek.bugün türkiye milli gelirini ne kadar arttırırsa cari açığıda bu sebepten dolayı doğru orantılı artmaktadır.geçmiş yılların istatistiklerine baktığımızda bunu çok rahat görmekteyiz.özellikle kriz yılları türkiye cari açığı sıfıra kadar inmişti.bunun sebebi kriz yıllarında üretimin durma noktasına gelmesi.üretimin azalmasıylada üretimde kullandığımız ithal ara girdilerinde paralel olarak azalma meydana gelmesi ithalatın miktarını azaltmıştır.vel hasıl kelam sonuç olarak dövizin bizim gibi bağımlı ülkelerdeki sorunlarını aşmak için yapılacak en etkin çözüm,üretimde yapısal ve teknolojiye dönük reformlardır.

14 Aralık 2015 Pazartesi

Ali omair ne demişti?

Kuveyt petrol bakanı Ali al-Omair, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi olan ve olmayan ülkelerden uzmanların bir araya gelerek petrol fiyatlarına bir bant içine oturtma önerisini görüşeceğini belirtti.Al-Omair, "Henüz bir karar yok. Görüşülecek ve sonucuna bağlı olarak anlaşıp anlaşmama konusunda karar vereceğiz" dedi.Venezuela Petrol Bakanı Rafael Ramirez, Reuters ile hafta başında yaptığı söyleşide 21 Ekim'de petrol fiyatlarını kontrol edebilmek amacıyla üretimin azaltılmasını önereceklerini ve "ilk taban fiyatın" 70 dolar, daha sonraki hedefin ise 100 dolar olacağını söylemişti.